11 Kasım 2009 Çarşamba

POOH BEAR

Mavi Ay, Turkiye'de televizyonlarda gosterildigi siralarda ortaokuldaydim. Anneannem deli olur, "Yeter artik" diye bagirirdi; defalarca, dondure dondure videoda seyrettigim bolumlerden dolayi.

Iste o yillardan beri tekrar tekrar seyrettigim ya da seyretmek istedigim pek bir film olmadigindan cok nadiren gidip video kaset ya da DVD aldim.

Taaaa ki bu gune kadar. Simdi deyiceksiniz ki bunlar zaten senin degil, oglunun. Evet, teknik acidan oyleyse de filmi secen benim, her sabah ben bilgisayar basinda da olsam, yan gozle O'nunla beraber seyreden de benim. Bir anda her gun tekrar tekrar seyrettigimiz filmlerimiz oldu, bu da yetmedi, devamli bir yeni film ne alabilirim arastirmalarinda buldum kendimi. Simdilik oyle cok da IN olmayan, daha bir cocuk filmi gibi cizgi filmlerle idare ediyoruz; Winnie the Pooh, Cat in the Hat, Grinch, Jungle Book gibi. Televizyonda da tek seyretmek istedigi program Little Einsteins, ama yakindir icinde DUDE'lerin bol oldugu yeni yetme Disney filmlerini seyretmek istemesi, korkmuyorum desem yalan olur.

10 Kasım 2009 Salı

HER SEY DAHA GUZEL OLACAK


Bu yil bitince yenisi daha iyi olur mu?

Pandora'nin kutusunda bir seyler kaldi mi? Yoksa basindan beri kandiriliyor muyduk?

Bekliyoruz bir umit...

08 Kasım 2009 Pazar

VS VS...

Bu aralar deli gibi kek, kurabiye falan yapip duruyorum. Hem kendime kiziyorum, oglana devamli tatli bir seyler veriyorum diye, hem de iyi geliyor ikimize de. Ben deliligimi atiyorum biraz uzerimden, O da cok heyecanlaniyor her seferinde "VVVIIIIII KEYK" deyip elinde bir spatula bana yardim ederken.

Hani sozde Marie Antoinette demis ya zamaninda "Ekmek yoksa pasta verin yesinler." diye bizimki de biraz ona dondu ya, neyse.

Dun, bir ihtimal yeni komsumuz olacak insanlarla tanistik. Adam Iskocmus, kiz Amerikali, hem de kedileri varmis, iyi insanlar, umarim onlar tutar evi. Cok gurultulu birileri gelmesin de.

Kucuk adam, seneye okula baslarsa diye okul arayisimiz basladi. Basvurular Aralik ve Ocak ayinda yapildigindan (bir dahaki sene icin) okul turlarina da basladik dunden itibaren. Inanilmaz zor ve pahali bir islem burada okul isi de herseyde oldugu gibi. Basvurusu ayri para (cocugunuz o okula kabul edilmese de, evet hayir da diyebiliyorlar, verdiginiz bir para var her basvuruya, donusu yok) $50-100 arasi, okula yazilmaya karar verirseniz o ayri bir para $500-2000 arasi, tabi bir de gidecegi gun ve saate gore bir de ayligi var bu isin $1200-2000 arasi. Bir de tabi bu kadar okul arasindan dogru olani bulabilme cabalari... Bazi okullar basvurulari daha cocuk fetus iken istiyorlarmis. Manyak mi ne bunlar anlamadim. Daha cocugunun nasil biri olacagini bilmeden nasil basvurulur ki bir okula? Neyse, daha bir senemiz var, burada mi oluruz, ben calisir miyim o zaman, hic bir fikrim yok, ama arastirmasini yapip basvuracagiz herhalde bir iki okula.

Bakicimiz da cumartesi gunu evlendi gitti, kendini papaz kocasi ile birlikte kilise hizmetine verecekmis. Yeni bakiciyla daha tam sohbetimiz olmadi, bakalim nasil. Gitmese mi diyorum bir yandan, sonra cocugun benden baska sosyal yasami yok zaten, haftada bir gun gidip oynuyor, degisiklik oluyor.

Bitsin artik kocamin okulu istiyorum. Is, okul derken adamin yuzunu gordugumuz yok. Gunde 3 saat uykuyla ise gidiyor, geliyor calisiyor. 8 yil oldu artik bitsin, LUTFEN.

Bu da buradaki okul arayisini merak edenleriniz olursa diye ilgili bir makale. Tabi ozellikle burada yasayip cocugu yakinda okula baslayacaklar icin:
http://www.themonthly.com/shopping0909.html

05 Kasım 2009 Perşembe

CORBA

Yeliz'le, babama soz vermistim, buraya yazdim; tatli kabakli corba tarifi.

03 Kasım 2009 Salı

KUCUK ADAM VE 7 OZELLIGI


Zeynep son gunlerde bir cok postta gordugum bir mimi yollamis bana. Ne kadar ilginc ne kadar degil siz karar verin, oglanin 7 ozelligi ya da ilk aklima gelenler:


1. INADIM INAT
(beni Spirited Kid diye adlandiriyorlar burada, ama en guzel anlatim belki de Willful)
Dogdugu ilk gunden itibaren ne istedigini, ne istemedigini cok iyi bilen ve asla karar degistirmeyen bir cocuk benim kucuk adam. Ilk uc ay ne yaptiysak benim ya da babasinin gogsunden baska bir yerde yatip uyumadi. Yanim dahi olsa 10-15 dakika sonra uyanip tekrar gogus istedi. Inat konusu hem bende hem babasinda oldugundan cok uzaga gidemedi tabi. Fikrini, ilgisini degistirsin diye ugrastigimizda onune koydugumuz her ne ise onu yapip 10 dakika sonra ilk (bizim yapma dedigimiz) seye doner, devam eder, unutmaz, vazgecmez.

2. KORKAK - TEMKINLI
(bunun da kibari Cautious oluyor)
Her yenilik cok zor yasanir, alisilir durumda. Dogru durust yuruyebilecegine emin olmadan pek oyle duser kalkar adimlar atmadi mesela; 15 aylikti bir anda yurumeye basladi, elinde koca kamyonlar tasiyarak odanin bir ucundan obur odaya. Konusma da biraz oyle oldu, cok erken baslayip sonra yanlis soylersem diye bir ara vazgecti, simdi Turkce'yi cok iyi anlayip az da olsa kullaniyor, Ingilizce'ye gelince hem evde hem disarda devamli kullanilan bir dil oldugundan artik uzun uzun cumleler kurabiliyor. Her konuda, ozellikle fiziksel herseyde cok temkinlidir. En cok kullandigi kelimelerden biri CAREFUL (dikkat et) digeri de DANGEROUS (tehlikeli)'dir. (Evet, sanirim cok soyluyoruz biz de.)

3. OKUR YAZAR
Oturmayi ve bir seyleri elinde tutmayi becerebildigi gunden beri en sevdigi etkinlik; kitap okumaktir. Arada butun kitaplik tek tek elden gecer, her aksam uzeri BIG BED'e gidilir ve yaklasik bir saat (banyodan once) kitap okunur. Neredeyse her kitaptaki her cumlenin sonu ezberlenmistir, cumleleri O tamamlar.

4. DUYGUSAL
Endiselidir. Doktor bekleme odasinda aglayan yeni dogmus bebege yardim etmek ister, cizgi filmde sevdigi bir karakteri iki saniye goremese merak eder, hatta ona kotu bir sey oldugunu sandiginda dayanamaz salya sumuk aglar. Babasi ya da ben her oksurdugumuzde "Are you okay?" diye sorar, cevap alana kadar tekrarlar. (Bir gun yanlislikla vurup cok canimi acittiginda kendi basina bir sey yapamayacagini dusunup babasina "Mommy hurt" diye kosturmustu.) Her gun butun tanidiklarini tek tek sorar, iyi olduklarindan emin olmak ister.

5. AKTOR
Soytarilikta ustune yoktur. Aglarmis gibi yapmayi, ciglik cigliga bagirmayi cok sever. Bunlari bazen ozellikle ayna karsisinda test eder. Sacmasapan sesler cikarip, saka yapip yine numaradan kocaman kahkahalar atip ustune "Aget, so silly. Aget, so funny." (Alex cok komik) der.

6. FOODIE olma yolunda...
Yemek yemegi cok sevmese de ve cogu zaman secici olsa da yemek yaparken bana yardim etmeye bayilir. Cok guzel yumurta cirpar, kesilenleri tabaklara ozenle dizer, benimle beraber kek, kurabiye yapmak en sevdigi mutfak etkinligidir, sonu tatli olan hersey yani. En sevdigi yemekler; sushi, edamame fasulye, wonton corbasi, zeytin ve krem peynir ve recelli ekmektir.

7. TODDLER TREE HUGGER
Bir cok iki yasinda cocuk gibi, farkli seylerle oynamayi sever, hemen hemen herseye karsi ilgisi vardir, ama su ve toprakla oynamak gibisi yoktur O'nun icin. Arada tas toplar, cicekleri dayanamaz koklar, bazen yolar, yere dusmus kuru yapraklari tek tek toplayip geriye agacin dallarina koymaya cabalar. Kedi, kopegi, bocegi, her turlu hayvani cok sever ama ayni zamanda temkinlidir, biraz cekinir (Urchin'dan ne yapabileceklerini bilir), ama her gordugunde dayanamaz buyuk bir heyecanla ziplar delirir. Kolay kolay bir seyi unutmadigindan evdeki bir takim seyler hala Urchin'in olarak anilir, arada resimlerine bakilip ozlem giderilir. Kamp yapmaya bayilir, cadirda uyur, atese yanmadigi zamanlarda bile HOT der, yaklasmaz, vs vs. . .

Hemen sutlayalim bu mimi o zaman; Funda'ya ve OIP'ye yolladim gitti.


31 Ekim 2009 Cumartesi

HAPPY HALLOWEEN

Sabah yuruyusumuzu yaptik, sekerlerimizi topladik, donduk. Biraz dinlenip tekrar giyinip cikacagiz. Aklimiz sira Addams Family olacaktik, ama son an hazirliklari ile ben daha cok cadiya benzedim, eh, kisiligime daha bir uydu galiba.






25 Ekim 2009 Pazar

MINIK KURNAZ

Daha once de bolca yazdim, benim oglum simdilik Ingilizce'yi tercih ediyor. Turkce'yi de cok iyi anliyor ve bazen az da olsa kullaniyor, fakat gel gor ki cogunluk ben kus diyorum o BIRD, ben su diyorum o WATER, ben fil diyorum o ELEPHANT.

Ama son bir kac gundur SIKCA ve TURKCE soyledigi bir sey var ki; hem O'nun agzina cok yakisiyor, hem de benim yuregimi isitiyor SENI SEVIOUM! Bir de arkasindan gelen kiss ve hug da var ya, tamam!

Bu cocuk, politikaci olursa kesin cok para kazanir.